top of page

Hulusi Özek

frame-2487285_1920.png
frame-2487285_1920.png

Teşekkürler! Mesaj gönderildi.

Anekdot 1 :

 21.MAYIS.1963 DARBE GİRİŞİMİ İLE İLGİLİ ANISI

Kuleli Askeri Lisesini bitirmiş, Kara Harp Okuluna intikal etmiştik. 1963 yılı 20-21 Mayıs gece yarısı nöbetçi subaylarımız tarafından  “tatbikat var, silah başına" uyarısıyla yataklarımızdan kaldırıldık, silahlarımızı kuşanarak orta bahçede içtima ettik, manga düzeninde şehrin ana kavşaklarına sevk edildik. Şehre iner inmez bunun gece tatbikatı olmayıp, ihtilal teşebbüsü olduğunu anladık. Sabaha doğru Muhafız Alayı tarafından etrafımız sarıldı ve yakalanıp okula götürüldük. Anayasal düzeni bozmaya ve değiştirmeye kalkışmak suçundan tutuklanarak, okulun spor salonunda kurulan 2 numaralı sıkıyönetim mahkemesinde yargılanmaya başlandık. Yaklaşık 4 ay süren yargılama sonunda, Mehmet KARAHASAN isimli duruşma Hakiminin dirayeti ve cesareti sayesinde "suç kastımız" bulunmadığı gerekçesiyle beraat ettik ve tahliye edilerek evlerimize gönderildik. Okula çağrılmayı beklerken, disiplin kurulu kararıyla Silahlı Kuvvetlerden ihraç edildiğimiz tebliğ edildi. Sonraki günler hayatımın en kederli günleri olmuştur. Kılıç kuşanarak omzuma yıldız takmak, Harp Akademisi sınavını kazanarak kurmay olmak ve nihayet General rütbesine erişmek hayallerim avucumun içinden kayıp gitmişti.

 

"Bakanlar Kurulunda çalışıyorduk, Genel Kurmay Başkanı Cevdet Sunay içeri girdi, mutat nezaket sözlerinden sonra Başbakan İsmet İnönü ye dönerek;

  (Sayın Başbakan, Harp Okulundan ihraç ettiğimiz öğrenciler seçme öğrencilerdir, ayrıca iyi bir eğitim ve öğretim  gördüler, bunlara yüksek tahsil hakkı verilir ise en güzide okulları kazanırlar, Devlet Kurumlarına intisap ederek hızla yükselirler ve taşıdıkları ihtilal mikrobunu buralara da bulaştırarak Devletin başına yeniden bela kesilirler, Silahlı Kuvvetler olarak biz bunlara yüksek tahsil hakkı verilmesini mahzurlu bulmaktayız, bu hususu arz etmek için gelmiştim) dedi.

Başbakan İsmet Paşa başını pencereden tarafa çevirerek bir süre düşündükten sonra;

(Paşa hazretleri Türkiye Cumhuriyeti bir Kanun Devletidir, hangi Kanuna dayanarak bu gençlerin yüksek tahsil haklarını ellerinden alacağız, ayrıca bunların seçme ve iyi yetişmiş olduklarını söylüyorsunuz, okuma hakkını ellerinden alırsak bunlar birer hayta olurlar, asıl o zaman Devletin başına gaileler açarlar, bunu yapamayız   Paşa Hazretleri) dedi.

Milli Mücadele Kahramanlarından olan İsmet Paşaya zaten saygı beslemekteydim, bu konuşmadan sonra, yaşamım boyunca devam edecek minnet ve şükran duymaya başladım. Kendisini devirmeye teşebbüs ettiğimiz halde, husumete kapılmadan bize aydınlık bir geleceğin kapısını aralamıştı. Onun sayesinde Hukuk Fakültesinde okuyarak Hakimlik mesleğinin zirvesi olan Yargıtay Üye ligine tırmanmak suretiyle 42 yıl gücümün yettiği ölçüde Devlete hizmet ettim. Bütün silah arkadaşlarım da kendi alanlarında başarılı oldular ve toplumun güvenini kazandılar. Bunu İsmet Paşa'ya borçluyuz. Son olarak bir şey söyleyeyim mi, tekrar gel deseler, her şeyden feragat ederek o yıldızı omzuma takmak için koşa koşa yuvama dönerim.

bottom of page